Memduh Şevket Esendal Bilgi Yayınevi 1983 Roman / Türk Edebiyatı
Türk edebiyatının en güçlü romanlarından biri olan Vassaf Bey, gündelik yaşam ilişkilerini temel alarak, kendine özgü sosyo-ekonomik bir yapısı olan 1930′lar Ankara’sını anlatmaktadır.
Amerikan Ingilizcesi ile Ingiliz Ingilizcesi Arasındaki Yazım Ve Anlam Farkları Farklı okunuşlu sözcükler:
AMERICAN BRITISH
Airplane Aeroplane
Aluminum Aluminium
Apartment Flat
Appetizer Entree, Starter
*Archeology Archaeology
ANDERSON MASALLARI 12. Sınıf Dil ve Anlatım
PRENSES VE BEZELYE TANESİ:
Günlerden çok fırtınalı ve sağanaklı bir gündür. Tepenin yüceliklerindeki büyük şatoda bir kral, kraliçe ve yakışıklı oğulları prens oturmaktadır. Prens çok uzun yıllar boyunca kendi gibi iyi ahlaklı ve güzel bir prenses arar. Ancak bu kadar aramaya rağmen bulamamıştır ve bunun üzüntüsüyle şatoya geri dönmüştür. Durumu krala anlatacağı zaman kapı vurulur. Kapıyı açan kral karşısında sırılsıklam olmuş güzel mi güzel bir kız görür, hemen içeriye alır, kraliçe kızın bir prenses olamayacağını ve kızın asil olmadığını düşünerek prensin kızla evlenmesine karşı çıkar. Daha sonra kız için hazırlanan yatağın altına bir bezelye tanesi koyarak üstüne yumuşak yataklar koyarak kızı istirahat ettirirler. Sabahleyin kıza rahat edip etmediğini soran kraliçe, sabaha kadar uyumadığını ve yatakta bir şeyin beni rahatsız ettiğini söyler. Kraliçe gülümseyerek “ancak bir prenses bu kadar nazlı olabilir.” Diyerek prensin bu kızla evlenmesine izin verir.
Kamu yönetimimiz bugün bir çıkmazdadır. Bu kitap, bu gerçekten büyük rahatsızlık duyup ta, ne yapılması gerektiğini tam bilemeyenler, ama arayanlar içindir.
Zaman, arayanların zamanıdır. Değişim tüm çevremizi sarmış durumda; doğu Avrupa özgürlüğüne kavuştu, Sovyet İmparatorluğu çöktü, soğuk savaş bitti. Batı Avrupa ekonomik birliğe gidiyor. Asya, global ekonomik gücün yeni merkezi oldu. Polonya’dan Güney Afrika’ya kadar demokrasi ilerliyor. Kısacası değişim her yerde.
dil anlatım 10.sınıf 2.ünite anlatım ve özellıklerı
2.ÜNİTE ANLATIM VE ÖZELLİKLERİ
HAZIRLIK
1)nasıl birinci sınıf ögrencısı adını harfleri öğrenmeden yazamıyorsa
bi sporcunun da hazırlıksız bi işi yapması beklnemez yapsa bıle
basarılı olmaz
2)( kişiden kişiye degişir)
3)kitap okumak insanın kelime haznesını genişletir ve konuşurken bu kelımeler anlatımımızı zengınlestırır.
4)bakarkör= baktıgı halde görememek
bakmak= göz gezdirmek
görmek =bakarken inceleyerek bakmaktır.
6)kendı bıldıgınızı yapın
TÜRK MİTOLOJİSİ
OĞUZ - KAĞAN DESTANI
1. OĞUZ DESTANININ ÖZELLİKLERİ
Eski Türk tarihinde hükümdarların doğuşu, efsanelere büründürülmüş ve kutsal bir olay gibi anlatılmışlardı. Hükümdarlar böyle kutsallaştırılıp, gökten indirilir iken; elbette ki Oğuz-Kağan gibi, bütün Türk kavminin atası olan kutsal bir kişinin menşeleri de, Tanrıya ve göğe bağlanacaktı. Eski Türklere göre her şeyi yaratan ve her varlığın sahibi olan tek kutsal şey, gökteki biricik Tanrı idi.
ASKERÎ TEŞKİLAT
Bir toplumun "devlet" haline gelebilmesi, onun varlığına vücut veren halk ve idarecilerin "bağımsızlık" (istiklâl) kavramını tanımaları ile mümkündür. Bu tanıma, sadece fikir ve düşüncede kalmayıp fiilen tatbik edilmelidir. Bu da belli sınırları koruyacak olan "askerî güç" denilen bir sınıfın mevcudiyeti ile gerçekleşir. Disiplinli ve sistemli hareket eden bir askerî gücün ifade ettiği mâna çok iyi bilindiğinden, tarihte üne kavuşmuş bütün büyük devletler, bu konu ve teşkilât üzerinde hassasiyetle durarak onu muhafazaya çalışmışlardır.
Kanûnî Sultan Süleyman'ın Hayatı
Kanûnî Sultan Süleyman 27 Nisan 1495 Pazartesi günü Trabzon'da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Hatun'dur. Hafsa Hatun Osmanlı ya da Çerkezdir. Kanûnî Sultan Süleyman yuvarlak yüzlü, ela gözlü, geniş alınlı, uzun boylu ve seyrek sakallıydı.
Kanûnî Sultan Süleyman devri, Türk hakimiyetinin doruk noktasına ulaştığı bir devir olmuştur. Babası Yavuz Sultan Selim, onu küçük yaşlardan itibaren çok titiz bir şekilde yetiştirmeye başladı. Benzeri görülmemiş bir terbiye ve tahsil gördü. İlk eğitimini annesinden ve ninesi Gülbahar Hatun'dan (Yavuz Sultan Selim'in annesi) aldı. Yedi yaşına gelince tahsil için İstanbul'a, dedesi Sultan İkinci Bayezid'in yanına gönderildi. Şehzade Süleyman, burada Karakızoğlu Hayreddin Hızır Efendi'den tarih, fen, edebiyat ve din dersleri alırken, savaş teknikleri konusunda da öğrenim görüyordu.
15 yaşına kadar babası Yavuz Sultan Selim'in yanında kalan Şehzade Süleyman, kanunlar gereği sancak istemesi üzerine, önce Şarki Karahisar'a oradan da Bolu, kısa bir süre sonra da Kefe sancakbeyliğine tayin edildi (1509).
Yavuz Sultan Selim'in 1512 de tahta geçmesi üzerine İstanbul'a çağırılan Şehzade Süleyman, babasının kardeşleriyle mücadeleleri sırasında İstanbul'da kalarak babasına vekalet etti. Bu sırada Saruhan sancakbeyliğinde de bulundu. Babası Yavuz Sultan Selim'in ölümü üzerine, 30 Eylül 1520'de 25 yaşındayken Osmanlı tahtına geçti.
Kendisinden başka erkek kardeşi olmadığı için tahta geçişi kolay ve çatışmasız oldu. Çok ciddi ve kendinden emin bir padişah olan Kanûnî Sultan Süleyman, azim ve irade sahibiydi. Yapacağı işlerde hiç acele etmez, gayet geniş düşünür ve verdiği emirden asla geri dönmezdi. İş başına getireceği adamlara, kabiliyet derecelerine göre görev verirdi. Zigetvar kuşatmasını idare ederken, 7 Eylül 1566 yılında 71 yaşında vefat etti.
Kendisine "Kanûnî" denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden değil, mevcut kanunları yazdırtıp çok sıkı bir şekilde tatbik etmesinden dolayıdır. Kanûnî Sultan Süleyman adaleti seven bir padişahtı. Mısır'dan gelen vergiyi haddinden fazla bulup, yaptırdığı araştırma sonunda halkın zulme uğradığını düşünmesi ve Mısır Valisini değiştirmesi bunun açık kanıtıdır.
Kanûnî Sultan Süleyman, tahta çıktığı sırada Osmanlı Devleti dünyanın en zengin ve en güçlü devleti konumundaydı. Babasının ölümü ve kendisinin padişah olması, "Arslan öldü, yerine kuzu geçti" diye düşünen Avrupalıları sevindiriyordu. Ancak Avrupalılar, çok geçmeden hayal kırıklığına uğradılar.
Büyük bir devlet adamı olan Kanûnî Sultan Süleyman aynı zamanda ünlü bir şairdi. Meşhur şiirlerinden birisi şudur:
"Halkiçinde muteber bir şey yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sihhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır,
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi".
Erkek çocukları: İkinci Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa
Kız Çocukları: Mihrimah Sultan, Raziye Sultan
One of the Turkey’s most famous landmark is Topkapı Palace.And it was repaired by Fatih S.Mehmet and it is located on the promontory of the historical peninsula in İstanbul which overlooks both the Marmara Sea and the Bosphorus.The walls are enclosing the palace grounds,the main gate on the land side and the first buildings were constructed during the time of Fatih S.Mehmet (the Conqueror) (1451-1481) .
1.NASIL VE NEDEN “RAHATLIK TUZAĞI” NA DÜŞERİZ? İnsanlar arzuları olan varlıklardır. Arzular yerine gelirse keyif alır rahat ederiz. Arzular yerine gelmezse rahatsız oluruz canımız sıkılır. Her isteğimizin anında olmasını istiyoruz. Ancak bazı şeyleri elde etmek için zaman ve çalışmanın gerekli olduğunun farkında değiliz. Bu çalışmalar ve harcanan zaman küçük veya büyük rahatsızlıklara neden olabilir. Eğer bu rahatsızlıklara katlanmazsak gelecekte elde edeceğimiz uzun süreli rahatlıktan mahrum kalırız. İnsan anında zevkleri yaşamak ister. Örneğin şimdi al sonra öde sloganı bizim bu zayıf yönümüzden dolayı kullanılmaktadır. Fiyatını sonra ödeyeceğimiz için, alması insana çok zor gelmiyor.
üzümü boyadım bugün,güzel olduğumu bilmeye ihtiyacım var gibi aynaları sakladım gözüme.bir kraliçeye sordum benden güzeli var mı diye?..bir hiçin şekli olmaz dedi,kırdım camları, Keskin yerler kesiklerime gelince, Çizildi kaderim...
Permütasyon & olasılık ve özelliklerini örneklerle açıklayarak yazımı.Konu ile ilgili son 5 yılın Fen Lisesi sorularının çözümü
n elemanlı bir A kümesinin birbirinden farklı r, (r (küçük eşit) n) elemanının herbir sıralanışına A kümesinin r li bir permütasyonu denir. n = r olması durumunda sıralı n lilerin herbirine A kümesinin bir permütasyonu denir.
n elemanlı bir A kümesinin r li permütasyonlarının sayısı P(n , r) biçiminde gösterilir.
Bölünebilme
2 İle Bölünebilme
x = anan-1an-2 . . . a0 sayısının 2 ile tam bölünebilmesi için
x = 0 (mod2) olmalı
x = an.10n+an-1.10n-1+an-2.10n-2+ . . . +a1.101+a0
10 = 0(mod2) olduğuna göre n∈N için 10n = 0 (mod2)
x = 0+0+0+ . . . +a0 = 0 (mod2) olmalı.
MATEMATİĞİN TARİHİ
Tarih Öncesi Çağlarda Aritmetik
Sayı ve biçime ilişkin kavramlarla tanışmamız Yontma Taş Devri’ne kadar uzanır .Yüzbinlerce yıl boyunca insanlar , hayvanların yaşadığı koşullardan pek farklı olmayan bir biçimde mağaralarda yaşadılar .Enerjilerinin çoğunu nerede yiyecek bulurlarsa onu toplamaya harcıyorlardı .Avlanmak ve balık tutmak için silahları , birbirleriyle anlaşmak için konuşma dilini geliştirdiler .Yontma Taş Devri’nin sonlarına doğru da yaratıcı sanatlarla heykelcikler ve resimler yaparak yaşamlarını renklendirdiler .Fransa ve İspanya’daki yaklaşık 15.000 yıl öncesinin mağara duvar resimlerininayinsel bir anlamı olabilir , ama bunun ötesinde de üstün bir biçim anlayışı gösteriyorlardı .
The Necessity Of Algorithms
Thesis: Algorithms are necessary for files in electrical engineering, dynamic engineering, numerical analysis, and especially in computer science because of their simple, unambiguous
and effective properties, having the abilitty to minimize bugs that come after executing the program, saving our time in big projects and decreasing the cost of the program.
n În N olmak üzere n elemanlı bir kümenin,birbirinden farklı r tane elemanından oluşan sıralı r lilerden her birine bir kümenin r li permütasyonu denir. N elemanlı bir kümenin r li permütasyonlarının sayısı; P(n,r) = n! dir. (r £ n) (n –r)!
1. Devlet Yönetimi: Eski Türkler hükümdarlarına, Tanrı tarafından kut verildiğine ve ancak kuta sahip olanların hükümdarlık hakkı bulunduğuna inanırlardı. Kutlu soydan gelen herkesin, devleti yönetme hakkı vardı. Hükümdarlık babadan oğla ve kardeşlere de geçtiğinden sık sık saltanat kavgaları görülürdü. Devleti yönetecek olan hükümdarlar daha küçük yaşta bilim adamlarının yanında eğitim görerek yetişirdi. Daha sonra da atabeyler gözetiminde yöneticilik yapması için çeşitli illere gönderilir, melik unvanıyla adına hutbe okutulup para bastırırdı. Bunun dışında hükümdarların tuğ, sancak, otağ, nevbet ve mühür gibi alametleri olurdu. Selçuklu sultanları “En büyük sultan”, “Muzaffer sultan” gibi unvanlarla anılırdı.
En uzun kelime:muvaffakiyetsizleştiricileştir iveremeyebilecekleri mizdenmişsinizcesine
Türk Dil Kurumu'ndaki en uzun kelime: kuyruksallayangiller
En uzun palendromik kelime: esneyemeyense
Tersten okunduğunda da anlamlı olan en uzun kelime: ıralamamalara,aralamamaları
1-başkalarının görüşlerine saygı duymamızı kolaylaştırır.Tek düşünce kalıbından kurtulmamızı sağlar
2-Bir konunun birden fazla kolu olup bu her kolda farklı alanlarla ilişkili olacağından insanın bir koyla ilgili bütün yönlere hakim olması imkansızdır
3-Herkesin görüşünü özgürce ifade edebileceği bir ortama sahip olunabilmelidir.
Tekke Tasavuf Edebiyatının Anadolu’da Kurulmasının Sebepleri ve Tarihi Süreç İçindeki Seyri
Tekke Edebiyatı’nın Anadolu’da kurulmasının sebeplerini izah edebilmemiz için öncelikle Türklerin İslâmiyet’le şereflenmesini ve tasavvuf düşüncesinin ne olduğunu ortaya koymalıyız.
Türkler İslamlaşmadan önce, budist ve maniehist kültürün tesirinde kalmışlardır. Uygurların Çince’den, Hindçe’den ve Tibetçe’den yaptıkları tercüme eserler müstesna, umumiyetle şifahî kültüre sahip idiler.
TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ Türk Edebiyatı, Türklerin dâhil oldukları üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir.
1. İslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyatı,
2. İslâmî Devir Türk Edebiyatı,
3. Batı Tesirinde Gelişen Türk Edebiyatı.
Bu tasnif Fuat Köprülü tarafından ortaya atılmış ve edebiyat araştırmacıları tarafından bugüne dek kullanılagelmiştir.
Türk Edebiyatının Devirlere Ayrılmasında Kullanılan Kıstaslar
ANLATIM TÜRLERİ VE BİÇİMLERİ
DÜZ ANLATIM
Anlatım türlerinin birinci sırasında ele alacağımız bu tür, düşünce aktarmayı amaçlayan bir anlatım türüdür. Hemen hemen herkesin kabul edeceği doğruları işler. Sözcükler gerçek anlamları ile kullanılır. Kurallı cümlelerden kurulu, nesnel bir dili vardır. Açıklayıcı ve tartışmacı diye iki biçimi vardır.
Visions(Vizyonlar) - Michio Kaku
Üç yüz yıl önce Isaac Newton şöyle yazmıştı: “Ben kumsalda çakıl taşlarıyla oynarken gerçeğin engin okyanusu önümde uzanıyordu”.
Newton okyanusu incelerken doğa yasaları gizem, hayret ve batıl inançların delinmez örtüsüne sarılıydı. Bildiğimiz anlamda bilim mevcut değildi. İnsanlar okuma-yazma bilmeden en ağır ve sağlıksız koşullarda yaşıyor, çoğu 30’unu görmeden ölüyordu.
En çok yapılan hatalar nelerdir ?
KPDS-ÜDS’de neden başarısız olunur ?
Nasıl başarılı olunur ?
Bu sistemde bir bozukluk mu var ?
İngilizce öğretimini ikiye ayırmamız gerekiyor.
1.Genel İngilizce : Okullarda,kurslarda verilen elementary den başlayıp intermediate seviyeye doğru giden bir İngilizce. Buna birinci kademe de diyebiliriz.2. Sınav İngilizcesi : Birinci kademeyi almış olan kişilere verilen sınav sistemine dönük İngilizce.
FORSA Hazırlık 3.Olay zamanı ve kurgu zamanı Olay zamanı:Osmanlı Devleti'nin yükselişi Kurgu zamanı:Olayların kaç yıl içerisinde geçtiği (40 yıl) Tema:Vatan hasreti Forsa:Eski savaş gemilerine verilen ad.